YILDIZ TEKNİK’TE İNGİLİZCE HAZIRLIK OKUMAK

YILDIZ TEKNİK’TE İNGİLİZCE HAZIRLIK OKUMAK

Final haftam.. Ve ben yine sadeleşmeye karar verdim. Odamı toplarken elime geçen iki üç sene önceden kalma hazırlık kitapları bu yazıyı yazmama sebep oldu diyebilirim. Hazır senesonu gelmiş ve eylülde üniversiteye başlayacaklar varken; fikir verebilmesi için biraz toparlayayım dedim. Kendi okuduğum dönemden ve kendi deneyimimden bahsedeceğim.

2015 yılında hazırlık okudum. Bölümüm %100 İngilizce olduğu için hazırlık okumak istiyordum. Sene başında olan IYS’ye göre ilk dönem sınıflarımız oluşturuldu. Sınıflar A, B ve C kurlarından oluşuyordu. A pre-intermediate seviyesinden; B ve C ise elementary’den başlıyordu. Adil olmayan bir şekilde A kurları öğlenci, B ve C kurları ise sabahçıydı. Bu durum iki dönem de böyle devam etti. Öğlenci olan bizler tüm günün gitmesinden dolayı hafif sitemkardık. Kurlar belirlendikten sonra ders dönemi de başlamış oldu. Liseden ‘Karamelek‘ lakaplı arkadaşımla aynı sınıfta denk gelmemiz üniversiteye ve hazırlık sınıfına adaptasyonumu hızlandırmış oldu 🙂 Haftada 5 gün ders görüyorduk. Sabit bir sınıf, hocalar..  Lise 5 gibiydi evet. Ygs-lys sınavından çıkmıştık ve biraz dinlenmeye ihtiyacımız vardı. Sosyal etkinlikler, gezmeler, keşifler için zaman vardı. Bunlar olurken tabiki ingilizce temelimizi de sağlamlaştırıyorduk.

Programda haftayı gün gün bölmüşlerdi: reading, speaking, writing, 2 gün de coursebook diye. Hepsinin ayrı kitapları vardı. Speaking&listening, reading, writing ve coursebook olarak. Speaking dersinde Kolombiyalı bir hocamız vardı. Sınıfta hiç Türkçe konuşmuyordu. Sınıf sınıf hocalar değişiyordu. B ve C kurlarında yabancı hoca olmama durumları da olabiliyordu. İlk dönem pre-intermediate seviyesini bitirdik. Birinci dönemin sonunda hazırlığı atlamak için sınav oldu. Kimi arkadaşlarım sınavı atladı. Dondurup bir dönem ders almayan bu sırada hobilerine gömülen de oldu, irregular olup ders alanlar da. Bense hazırlığa devam ettim. İkinci dönem yapılan sınavla sınıf tekrar karıldı. Bu sefer intermediate seviyesindeydik. İki dönem de New Language Leader -Pearson kitabını kullandık. Kitap demişken hazırlığa geçtiğinizde girişe birkaç stant kurulur ve sene içerisinde kullanılacak kitap satışı yapılır orada. Satılan ingilizce kitaplarının gereksiz pahalı olduğunu düşünüyorum. Alternatif yerler düşünebilirsiniz. Hocalarımıza gelirsem ben çoğundan memnundum. Kimi insan hazırlık okudum boşuna der ama ben kesinlikle öyle düşünmüyorum. Okulumuzda güzel bir uygulama olarak speaking club’lar vardı. Ben öğlenci olduğum için ders saatinden hemen önce gün gün değişen yabancı öğretmenlerden biriyle yuvarlak bir masa etrafına oturup grupça hocanın açtığı konuya göre pratik yapardık. Gündemde olan bir konu, okuduğumuz kitap, komşuluk, extreme sporlar her şey olabilirdi konu. Çoğu hazırlık öğrencisi katılmadığından kişi sayısı bazen 3 bazen 5 kişi bazen de 8 civari olurdu. Bu demekti ki daha fazla pratik. Ve kesinlikle çok zevkli geçerdi. O yüzden hazırlık okuyan herkese üniversitenin sağladığı bu gibi imkanları kullanmasını öneriyorum. Herhalde bana yetmedi, bölüme geçtikten sonra da birkaç kere speaking club’a uğramıştım. Hocamızın şaka yollu sen artık hazırlık öğrencisi değilsin demesine rağmen, aldırmadan. Arkadaş edinme konusunda da yeni arkadaşlar edinmiştim orada. Arkadaş edinme derken hazırlıkta çok fazla arkadaş ediniyorsunuz. Farklı bölümlerden, farklı farklı… Ama bir gerçek var ki bölüme geçtiğinizde hepsi devam etmiyor. Açıkcası sınıfımda hazırlığın iki dönemi de aynı bölümden kimseyle karşılaşmadım. Türümün tek örneği bir adet matmüh vardı sınıfta 😉 Arkadaşlarımın çoğu bölümdışı idi. O yüzden bölüme geçtiğimde tekrar bir adaptasyon süreci yaşadım.

  Kısacası Yıldız Teknik’te hazırlık okumak benim için faydalı idi. Özellikle writing yazma becerimi ve kelime bilgimi geliştirdiğimi düşünüyorum. Çok yüksek beklentiyle gelen birinin beklentilerini karşılamamış olabilir belki. Önemli olan burada sizin tavrınız. Öğrenmek için kovalıyor musunuz ona bağlı. Dışarda ücretli kurslara gitmek bana çok mantıklı gözükmüyor çünkü. Temeli aldıktan sonra tek yapılacak şey pratik. Bunun için hem yurtiçi hem yurtdışı projeler bulmak mümkün…

Evet, bir yazımın daha sonuna geldik. Umarım işinize yarar bir yazı olmuştur. Sorularınız veya paylaşmak istedikleriniz için buradayım. Şimdilik hoşçakalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir