Yalova-Erikli Yaylası Kamp

İstanbul’un kargaşasından uzaklaşıp biraz kabuğunuza çekilmenin tam vakti değil mi? Yaklaşık 1-1,5 saat ötedeki Yalova Çınarcık ilçesindeki Erikli Yaylası kolay ulaşım sağlanması ve  yiyecek temini edebileceğiniz büfeler, alan içerisinde tuvaletler, buz gibi tatlı su kaynakları, şelaleler, patika yollar ve daha bir çok güzel doğa kaynakları bulunması sebebiyle gayet güvenilir bir konumda.

İş okul stresinden tatile ihtiyacımız vardı biz de kendimizi doğaya bırakalım dedik. 13-14-15 Temmuz günlerini doğanın huzurlu kollarında, serin esintisiyle geçirdik.

Ulaşım

Biz İstanbul’dan Yenikapı- Çınarcık feribotuyla Çınarcığa gidip oradan 2 minibüs kullandık. Feribot yaklaşık 1 saat, ondan sonraki minibüs yaklaşık 20 dk, sonraki de bir o kadar tuttu. Tabi minibüs kalkma seferlerini beklemekle zaman biraz daha uzadı. Araçsız gitseniz de kolay bir ulaşım sağlayabilirsiniz. Ulaşım ücretleri de gayet makul. Erikli yaylası kamp alanı ile Teşvikiye Minibüs durakları arasında 5 TL ücret alınmaktadır. Teşvikiye Kent Ormanı ile Çınarcık İskelesi arasında ise 2,5 TL ücret alınmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var ki; minibüsler çok büyük olmadığı ve genelde kampçılar kullandığı için yer bulamama ya da sıkışma durumu olabiliyor. O yüzden metrobüsteki gibi hızlı davranmalısınız Minibüsler yarım saatte bir geliyor.

Kamp Alanı

Kamp alanına hafif virajlı yollardan geçerek ulaştık. Bizim gittiğimiz tarihlerde birçok kişi 15 Temmuz’un tatil olmasıyla birlikte çadırını kapıp gelmişti, kalabalıktı. İndiğiniz anda hafif bir serinlik ve derenin şırıltısı… Küçük büyük, genç yaşlı , çeşitli yaşlarda herkes çadırlarını kurmuş güzel havanın ve doğanın keyfini çıkarıyordu.

Gitmeden önce deneyimli kamp arkadaşlarımızdan edindiğimiz bilgiye göre; kamp alanında telefon çekmiyordu. Evet ulaşılamazdınız artık.

Erikli Şelalesi Kamp ve Mesire Alanına giriş için kişi başı 15 tl gibi bir ücreti vardı. Ve sıra artık çadırı kuracağımız alanı saptamaya gelmişti. Çocuklu ailelerden uzak olmak adına biraz daha yukarı taraflara çadırımızı kurduk. İlk gün, daha yerleşme modunda olduğumuz için çadıra yerleştik. Hafif atıştırmalıklarla ve Çınarcık merkezden aldığımız ek şeylerle günü geçirdik. Yaktığımız ateş sonrası çay demledik. Gerçekten o ateş ve etrafında dönen sohbet keyifliydi.

Kamp alanının içinde, büfe, su kaynağı ve banyo-wc var. O yüzden erikli yaylası ilk defa kamp yapacaklara gayet uygun bir yer.

Her ne kadar kamp alanının gece soğuk olacağını duymuş olsam da bu kadar soğuk olacağını düşünmemiştim. Aldığımız battaniye ve üst üste kaç kat giydiğim kıyafetler yeterli olmamıştı. Ama sabah kuş seslerini duymaya ve bu görüntüye değerdi. 

Tenteyi açıp karşılaştığınız o soğuk hava öylesine iyi geliyordu ki.. Etrafta çan sesleri vardı. İnekler kamp alanında yemek arıyorlardı. Açıkta yemek bırakmamış ve hepsini ağacın üst dallarına asmıştık.

Kahvaltı sonrası ÇifteŞelale’ye ve Küçük Dipsiz Göl‘e gittik. Şelaleye ulaşım yürüyerek 15 dk, göle ise gitmemiz 30 dk sürmüştü. Hafif yağmur  atıştırmıştı ki o akşam yağacak yağmurun bir ön gösterimiydi.

Küçük Dipsiz Göl

Akşama doğru şakır şakır yağmur yağdı. Birçok kişi çadırını alıp kamp alanını terk etti. Yağmurda kampı deneyimlemek de güzeldi. Etraf sakinlemişti, sonrası ısınmak için ateş yakma ve çay… Gece yağmur devam etti.

3.günümüze gelmiştik. Okuyamayanlar kitap kulübümüzle “Bülbülü Öldürmek” kitabını konuştuk. Kahvaltı sonrasını buna ayırdık ve bittiğinde toparlanma vakti de gelmişti artık. Sakinliğin tadına vararak doğanın içindeki o dinamizmi gözlemleme o kadar iyi gelmişti ki… Ateşin toplama ve anlattırma becerisi keyifliydi. O an tek biriktirdiğin benliğinde olanlardı, anlatacakların onlardı. Kendini doğaya göre alarmlama, her yere yetişme telaşını dışında tutma dinginlik yaşatmıştı. Erikli kamp deneyimim de bu şekilde sonlanmış oldu.

Doğanın tadını çıkardığınız bir pazar olsun. Huzurlu ve sevdiklerinizle bol paylaşımlı pazarlar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir