UY’AN KAR’AN’LIK

Karanlık bir gece, ışıklı bir sabah

Uykulu gözler, kalınlaşan kötülük çeperleri

Atılan yılan derisi gibi yanlışlar, güvensizlik halkaları

Temizlenmek için Ganja girmek gibi konuşmak

Batıl ve mümkünatsız

Çamuru bırakmalısın ki su seni temizlesin.

Sol kafesinin içindeki kuşu şaklabanlaştırmadan uçurmalı

Kuşa geçirdiğin iplerin hepsi gün yüzünde, gözümün önünde

Kuş yaralı belki biraz da

Hem bu iplerden hem de yırtıcı kuşlar, fırtınalardan

Sıcak bir rüzgar bekliyor ama alışmaktan korkuyor sıcağa

Rüzgarı beklediğini bile söyleyemiyor gururundan

Uçup gidiyor

Elinde bir ayna

Kendinden başka herkese tutuyor

Ve şiddetinden ayna kırılıyor nihayetinde

Hırçın kuşlar neden hırçındır hiç sordun mu

Koşa koşa gittiğin yerden hiç koşa koşa döndün mü

İçindeki nefreti insanlar yerine bataklığa haykırmayı denedin mi

Ben öğrendim, ins’an neyse o

Değişmez ve büyümez

Kendi istemedikçe

Alışkanlıklarından kopmaz

Geçmiş bir el gibi yakalar kuşun kanadından

Geçmişin üzüntüleri, hüzünleri, fazla dolmuşları, hiç dolmamışları

Bütün bunlar birer iz karşımdaki ins’anda

Ve ben de uçmaya çalışan bir kuşum

Ayaklarıma iliştirilmiş minik bir zarf

Görevim var, uçmamın anlamı ve varoluşumun

Hırçın kuşlarla kavga edersem ulaşamam ki zarfı bırakacağım yere

Simurg gibi güçlenip uçacağım

Bir olup, yerle bir olmayacağım, tek olacağım

Eksilenleri doldurup toplayacağım

Tüm iyilikleri, anlayışı ve huzuru

İyi şeyler, iyi yerlerden, temiz insanlardan geliyorsa

Oyunsuz çık k/arşıma

Elinde balon, bir çocuk masumiyetinde

Yorucu ve hırçın değil.

Ya da hiç y/aklaşmaya ç/alışma

Uç git ötelere berilere

İki noktanın üçüncüsünü tamamlama

Cümlelerim gökyüzü kadar sonsuz olsun, umutlar gibi, bulutlar gibi

Sonsuza gitsin ben gözlerimi kaparken.

Uy’an kar’anlık

Huzurlu gökler, huzurlu uçmalar..

Uyan ve göğe yüksel.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir