no image found

UY’AN KAR’AN’LIK

Karanlık bir gece, ışıklı bir sabah Uykulu gözler, kalınlaşan kötülük çeperleri Atılan yılan derisi gibi yanlışlar, güvensizlik halkaları Temizlenmek için Ganja girmek gibi konuşmak Batıl ve mümkünatsız Çamuru bırakmalısın ki su seni temizlesin. Sol kafesinin içindeki kuşu şaklabanlaştırmadan uçurmalı Kuşa geçirdiğin iplerin hepsi gün yüzünde, gözümün önünde Kuş yaralı belki biraz da Hem bu iplerden […]

I’m a peculiar mathematics engineer

Yes, I greet you with a programming language. If you ask, “who is she?” This is Tuğba. I like rainy days, enlightenment; suddenly I like to write, read and draw. I prefer coffee. I like to talk to myself on the way. Then, I also like to control whether anybody heard my monologue. Slowness, laziness…I […]

no image found

KARANLIK

Karanlık gizliyordu, örtüyordu ışıkların üstüne bir örtü. Işıklar bekleyince çıkıyordu ortaya. Sessizlik karanlığın içindekilerle konuşuyordu. İskeleden mutlu ayrılmak istiyordu insan. Baktığında simsiyah kör siyah bir görüntü onu boş hissettirecekse, neden bakıyordu neden gelmişti oraya? Beklemeliydi. Sabırsızdı tabi. Ah… Karanlık içinde çok şeyi barındırıyordu. Deniz, evler, insanlar, kediler, köpekler… Kitaplar, yarım kalmış konuşmalar, tekeri bozulmuş bisikletler, […]

no image found

TeK

Kendimle buluşacağım. Kendimle o gün, o saatte, o yerde buluşacağım. Bir akşam üzeri, mavinin ve yeşilin birleştiği yerde. Sokak taşlarına basıp çıkan yaprak çatırtılarını duyup yürüyeceğim. Bir tek zaman olacak yoldaşım. Yürürüm ayaklarım var. Bakabilirim gören bu gözlerle. Peki kendimi tanıyabilir miyim o gün, o yerde, o saatte? Fark edebilir miyim yoksa yanından geçip gider […]