Litvanya’da Erasmus: En son tercihim Litvanyaydı! Litvanya’da fenerbahçe maçı izledim

Bu haftaki röportajımda İstanbul Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlaması bölümü öğrencisi Esra Demir ile neden Erasmus’u tercih ettiğini, Litvanya’nın soğuğunu, Erasmus öncesi ve sonrası süreçte neler yaşadığını ve daha birçok konuda merak edilenleri konuştuk.

Üç baltık ülkesinden biri olan Litvanya Cumhuriyeti, 3.500.000 nufüsuyla sakin, huzurlu, şirin olarak bilinen ve bir o kadar da dondurucu soğuğuyla, özellikle ülkemizden Erasmus programı vasıtasıyla oraya giden öğrencilerin arasında nam salmış bir ülke… Büyüleyici manzaraları, devasa yapıları ya da gizemli tarihiyle Litvanya, hemen hemen her insanın görmek isteyeceği bir ülke.

1-Peki, kısaca kendinden bahseder misin?

Merhaba, Ben Esra DEMİR. İtü’de Şehir ve Bölge Planlaması 4.sınıf öğrencisiyim. Kastamonu Cide’liyim. İstanbul’da ailem ile birlikte yaşıyorum.

2-Erasmus programına nasıl karar verdin?

Erasmus programına karar verme sürecim açıkçası biraz ani oldu. Başvurular başlamıştı ve şansımı denemek istedim aslında çıkmayacağını düşünüyordum. Sonuçlar açıklandı, sonra ise gitmemem için hiçbir neden yoktu J

3-Peki neden Litvanya? Okulu nasıl belirledin ve ne kadar kaldın?

Bizim bölümümüz ile anlaşmalı 4-5 ülke vardı. Aslında Litvanya son tercihimdi. Budapeşte’ye gitmek istiyordum aslında fakat Litvanya oldu. 5 ay kaldım.

4-Başvuru ve kabul alma sürecin nasıl ilerledi?

Başvuru süreci İTÜ için kolay bir süreç. Sadece hazırlıkta aldığımız İngilizce puanıyla başvurabiliyorduk. Sonuçlar açıklandıktan sonra karşı okula İngilizce yeterliliği ve transkript belgesi ulaştırmamız gerekiyordu ancak İngilizce puanımızın güncel ( en fazla 2 sene içinde alınmış) olması gerekiyordu. Dolayısıyla tekrar sınava girip İngilizce yeterliliğimi kanıtladıktan sonra belgeleri yolladım. Kısa bir zaman içinde kabul mektubum da geldi.

5- Erasmus’a gitme sürecinde neler yaşadın? (Vize işlemleri, uçak biletleri, kalacak yeri nasıl ayarladınız)

Aslında karşı okul fazlasıyla yardımcı oldu bu konuda. Bu süreçte karşı okuldaki danışmanımla sürekli iletişim halindeydim. Vize için Ankara’ya gidip bizzat başvuru yapmamız gerekiyordu. Litvanya’ya gideceğim bölüm arkadaşımla Ankara’ya gittik. Vize belgelerinde orada kalacağımız yeri, harcayacağımız parayı göstermemiz gerekti. Bu iki belge için kendi okulumdan hibe belgesi karşı okuldan ise yurtta kalacağımı gösteren bir belge aldım. Ayrıca seyahat sigortası isteniyordu, sigorta yaptırırken günlere dikkat etmek gerek, bu konuda bir sıkıntı yaşayıp 2 defa sigorta yaptırmak zorunda kaldım.

Uçak biletlerini Litvanya’yı kazandığım belli olduktan sonra sürekli kontrol ediyordum, İstanbul’dan Litvanya’ya gitmek için çok seçenek yok, bagaj hakkını da düşünerek tercihte bulundum. Karşı okul ders programını atınca zaten vize işlemleri için biletleri almam gerekti, birkaç gün esneklik payı bırakacak (büte kalma gibi durumlar için) biletleri gidiş-dönüş aldım ve oldukça ucuza gelmiş oldu.

Kalacak yer konusunda da karşı okuldaki danışmanım yüksek ihtimalle yurt ayarlayacaklarını belirtti. Bizden sadece nasıl bir odada (2 kişilik veya 4 kişilik )  kalmak istediğimizi seçmemizi istedi. Gittiğimizde de yurtta odamız ayarlanmıştı. Aylık 100 euro civarı ödeyerek 2 kişilik bir odada Türk arkadaşımla kaldım. Koridorun ortak bir mutfağı vardı. Yurt konusunda hiçbir sıkıntı yaşamadım.

6-Valizine neler koydun? Nasıl hazırlandın? Keşke şunu da alsaydım yanıma dediğin şeyler oldu mu?

Valiz hazırlama sürecinde ihtiyacım olacağını düşündüğüm şeyleri bir kağıda yazdım, bu liste bana çok yardımcı oldu. Ben Litvanya’da eylül ayından şubat ayına kadar kaldım. Dolayısıyla daha çok kışlık kıyafetler aldım ancak ilk gittiğimde hava oldukça sıcaktı ve biraz daha yazlık kıyafet almadığıma pişman oldum. Kıyafet dışında daha çok orada bulamayacağımı düşündüğüm eşyaları almaya çalıştım, gittiğimde ilk etapta bana yardımcı olarak önemli eşyaları valizime eklemeye çalıştım. Kuru yiyecekler aldım ilk günlerde yemek için ancak birçok şey orada markette bulunabilir ve fiyatları buradan pahalı değildi. Yine de salça, bulgur, siyah zeytin bulmak zordu. Tekrar gitsem yine bunlardan koyarım valizime. Tarhana da mutkala alınması gereken şeylerden bence.

7-Yurt mu ev mi?

Ben yurda yerleştim ve açıkçası Litvanya’da hiçbir evin içine girmedim. Duyduğum kadarıyla maddi olarak neredeyse aynı düzeyde ancak sosyal anlamda yurt daha iyi. Sonuçta farklı ülkelerden gelmiş insanlarla aynı yerde yaşamış oluyorsunuz.

8-İkliminin Türkiye’den daha soğuk olduğu söyleniyor. Uyum sağlama konusunda nasıl önlemler aldın? Gittiğin dönemde hava koşulları nasıldı?

Bol bol kazak, çorap, atkı aldım yanıma. Bunun dışında kesinlikle hayat kurtaran şey içlikti. Termal içlikler soğuk havaya adapte olmamıza yardım etti. Gittiğim dönemde ilk 2 ay hava gayet güzeldi; ancak Litvanya’da sürekli yağmur yağıyor, güneşli geçen gün sayısı çok az. Birçok yağmurluk ve şemsiye eskittim. Son aylarda ise kar yerden hiç kalkmadı, -20 dereceye kadar gördük ancak dayanılmaz değildi içlik, kazak, mont, 3 kat çorap giydikten sonra 😀  Havanın sürekli kapalı olması da psikolojik olarak insanı düşüren bir şey ama orada sürekli yapacak bir şeyimiz vardı ve hava durumu buna engel olmuyordu.

9-Litvanya halkının Türklere bakışı nasıl?

Litvanya’nın 2.büyük şehri Kaunas’taydım ve Kaunas halkı erasmus öğrencilerine alışmış durumdaydı. Genel olarak soğuk yapısı olan bir toplum, bize aykırı hareketleri de yok ama çok yakın da değiller. Türkiye’de yaşanan olayları merak edip bize siyasi sorular soruyorlardı.

10-Yemek kültürünü nasıl buldun?

Yemek kültürü pek iç açıcı değildi açıkçası. Bizden çok uzak. Patates üretimi çok fazla olduğu için çoğu yemeklerinde patates kullanıyorlar.

11-Yaşadığın şehir ile ilgili biraz bilgi verebilir misin? Yaşam koşulları, kültürü ve insanları hakkında neler söyleyebilirsin

Kaunas Litvanya’nın eski başkenti, 2. Büyük şehri ve tarihi bakımdan en önemli şehri olma özelliği taşıyor. Şehir çok sakin, huzurlu. Hiçbir yerinde öyle fazla kalabalık göremezsiniz. Kolaylıkla ulaşılabilen birçok park barındırıyor, fazlasıyla yeşil. Birçok üniversiteye ev sahipliği yaptığından öğrenci nüfusu fazla. Yaşamak için kesinlikle ideal bir şehir. Tek kötü yanı iklimi diyebiliriz.

12-Türkiye’deki ve Erasmus yaptığın ülkedeki eğitim farklılıkları hakkında neler söyleyebilirsin?

Eğitim Türkiye’de kesinlikle daha yoğun ve daha zor. Litvanya’da benim bölümümün karşılığı yoktu, başka bölümlerden ders aldım, genelde sadece erasmus öğrencilerini barındıran dersler olduğu için açıkçası hocalar pek sıkmıyorlardı.

13- Erasmus hibesi aylık harcamalarında yeterli oldu mu? Hibe ne zaman yatıyor, her ayı yatıyor mu? Aldığın hibe ihtiyaçlarını karşıladı mı? Para transferini nasıl gerçekleştirdin? Yeni bir banka hesabı açtın mı?

Hibe Litvanya’ya gittikten 1.5 ay sonra yattı yaklaşık. İTÜ, orada 5 ay bulunmama rağmen 4 aylık hibe yatırdı. Bu her okul için böyle değil. Aylık 300 euro hibe aldık bu hibenin %80’i ilk etapta yattı geri kalan %20 si ise döndükten sonra belgelerimizi teslim ettikten sonra yattı. İlk 1.5 ay Türkiye’den getirdiğim parayı harcadım, daha sonra yatan para ise oradaki harcamalarıma kesinlikle yetecek bir miktardı. Ama gezeceğim diyorsanız tabii ki daha fazlasına ihtiyacınız oluyor. Hibemizin yatacağı hesabı gitmeden okul bünyesinde açmıştık. Düşük kur farkı Ziraat Bankası’nda olduğu için Ziraat Bankası hesabına para yatırıp, Litvanya’daki herhangi bir ATM’den çekiyordum.

14- Litvanya halkının İngilizcesi bizimkine oranla nasıl?

Tabii ki daha iyi. Genelde gençlerde İngilizce bilmeyen yok. Yaşlılar da Rusça biliyor eskiden Sovyet Rusya’ya bağlı oldukları için.

15-Yüksek lisans için Litvanya tercih ediliyor mu?

Tercih edenler var ancak eğitimi çok iyi olmadığı için fazla değil. Bildiğim kadarıyla sağlık bölümleri tarafından Litvanya daha çok tercih ediliyor.

16-Litvanya’nın nesi meşhur?

Alkol fiyatlarının düşüklüğü ile meşhur, yiyecek bakımından ünlü bir kefir çorbası ve Sokatis adında yuvarlak bir keki var ama pek tavsiye edemeyeceğim. Sporda basketbolda ünlüler.

17-Ülke veya şehir değiştirdin mi?

Birçok şehir ve ülke gezdim. İlk olarak okulun erasmus kulübü ile Litvanya şehirlerini gezdim. Daha sonra Polonya, Danimarka, Almanya, Hollanda, Macaristan, Avusturya, Çek Cumhuriyeti ve İtalya’nın şehirlerine gittim. Her bir gezim harikaydı ama Danimarka-Kopenhag en sevdiğim rota oldu.

18-Litvanyadan diğer ülkelere gitmek kolay oldu mu? Ulaşımı nasıl sağladın?

Litvanya kuzeyde kaldığı için flixbus kullanamıyorduk. Bunun için Polonya’ya geçmemiz gerekti. Uçak biletleri de belli rotalar dışında pahalıydı. Diğer Avrupa ülkelerine göre daha zor ancak imkansız değil. Genelde rynair ve ecolines kullandım. Önce Polonya’ya geçip ordan geçiş sağladım.

19-İşine yarayan mobil uygulamalar veya web-siteler neler oldu?

Ulaşım için Google Maps, Trafi, Taxify (Yeni ismiyle BOLT) uygulamaları çok yardımcı oldu. Taxify bizdeki uygulanmayan Uber mantığıyla aynı ve çok daha ucuza geliyordu. Gezi dönüşlerinde valizle toplu taşıma kullanmak zor olacağından hep Taxify kullandık.

20-Ülkemize döndüğümüzde Erasmus anılarını yoğun bir şekilde hatırlayacağımız, ah keşke orda olsam deyip ağlamaklı hallere girdiğimiz ruh haline Erasmus yapanlar arasında post-erasmus deniyor. Sende bu durum nasıl oldu?

Pek olmadı açıkçası. Ben son aylarda ailemi ve ülkemi çok özlemiştim, hemen adapte oldum buradaki yaşama. Tabii ki özledim orayı, hala da özlüyorum ama 5 ay yeterliydi bence.

21-Orada yaşadığın ve hiç unutamadığın bir anın var mı?

Fenerbahçe-Zalgiris basketbol maçı kesinlikle. Bir Türk olarak orada Fenerbahçe’yi desteklemek çok heyecan vericiydi. Maç sonunda bir de Fenerbahçe basket takımının otobüsüyle karşılaşıp oyuncuların elini sıktık, gerçekten unutulmaz bir andı.

22- Erasmus tecrübesi sana neler kattı?

Kendi başıma yaşamayı öğrendim öncelikle. İlk defa ailemden uzak kaldım. Her şeyi kendim yaptım. Bunlar kesinlikle yararlı tecrübelerdi. Bunun dışında farklı kültürlerden insanlar ile 5 ay birlikte yaşamak çok farklı ve öğretici bir deneyimdi. Kendime güvenimin arttığını hissettim.

23-İngilizceni geliştirmek konusunda bu program beklentilerini karşıladı mı?

Konuşma konusunda kendimi geliştireceğimi düşünüyordum ve orada mecburen İngilizce konuşmak zorundaydım dolayısıyla konuşmamın geliştiğine inanıyorum.

24- Gideceklere önerilerin neler?

Öncelikle tereddütte olanlar varsa kesinlikle gitmelerini tercih ederim, mükemmel bir fırsat. Önerim ise yanınıza bol bol kışlık kıyafet alın, gezin ve unutulmaz tecrübeler yaşayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir