Koç Sistemde 1 Gün

Merhabalar,

Bu yazımda katıldığım “KoçSistem’de 1 Gün” etkinliğinin içeriğinden bahsedeceğim.

Benim de içlerinde bulunduğum geleceğini ve kariyerini şekillendirmek isteyen 102 öğrencinin bulunduğu program, İK çalışanlarının bizi güler yüzle karşılaması ile başlayıp sabah kahvaltısı ile devam etti.

Kahvaltı sonrasında Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Cüneyt Özdilek’in konuşmasıyla güne merhaba dedik. Kendi kariyer geçmişinden bahsederek olumlu enerjisini bize yansıttı. Üniversitenin güzelliklerinden faydalanmayı, tek yönlü bir mühendis olmamamız yolunda söylemlerde bulundu. Beni en etkileyen kısmı “Öğrenmeyi öğrenin” demesiydi.
1 saatte gerçekleşen operasyon hareketleriyle alakalı aşağıdaki istatistiği paylaştı ayrıca. Böyle sayısal verilerle konuşmak güzel. Sorularımıza yeterince zaman tanıdı. Programın devamında da sunumları dinleyerek bizimleydi.

Sonrasında Genel Müdür Mehmet Ali Akarca sunumunu gerçekleştirdi. KoçSistemden bahsetti. Konuşmasında ülkelerin havalimanlarını çok iyi bildiğinden bahsetti Yoğun ve uluslararası çalışmasındandı.

Sonrasında bizi gruplara ayırdılar. Ve her gruba yere serilen büyük bir bez verdiler, üzerindeki karelerde sayılar yazıyordu. Oyun şöyleydi. Eğer sana uygun bir durumsa o sayının üzerine çıkıyordun. Biraz tombala biraz da twistera benziyordu. 3 dil bilenler 10 numaraya çıksın, dans etmeyi bilenler 15’e. Bir filmi 5 kere izleyenler 22’ye. Bir dersi iki defa alanlar… Herkes numarasına yerleştikten sonra sunucu bu özellikleri sergilememizi istiyordu. Eğlenceli bir o kadar beklenmedik şeyler yaşandı. İki erkeğin tango yapmasını izlemek gibi Amaç bizi kaynaştırmak ve eğlenmekti.

Kahve arasından sonra, Kubilay Önder’den “Bir Siber Güvenlikçi Kolay Yetişmiyor” u dinledik. Yakın zamanda dünyada yaşanan siber saldırılardan ve etkilerinden bahsettikten sonra stressli bir meslek olduğunu, ve bir şeyi bozmaya yönelik bakış açısına sahip olmak gerektiğini vurguladı.

Siber tehditlerin insan hayatına etkilerine örnekler verdi. Bir sitenin hacklenmesi sonucunda 2 kişi intihar etmişti. ABD’de güvenlik araştırmacısı Chris Roberts, bindiği uçağı sistemine girerek hafif bir şekilde yönünden saptırmayı başarmıştı, daha sonrasında United Airlines Roberts’ı uçağına almama kararı almıştı. Sony’nin, dropbox’ın, snapchat’in hacklenmesi gibi örnekler…

Bir siber güvenlikçi biraz kötümser bakmalıydı. Nasıl yapılırdan ziyade nasıl bozulur diye düşünmeliydi. Kubilay bey de güvenlik uzmanının şüpheci olmasını beklerim diye belirtti. Kendisi yılda 2-3 defa yaşanan kriz anlarından bahsetti. Eve gittiğinizde yastığa başınızı koyduğunuzda bugün de ne yaşadım dediğiniz olaylar oluyor mu diye soru sorulduğunda o günlerde eve gitmiyorum genelde. Şirket bana o günler için maaş ödüyor diyerek espirili bir şekilde kriz anını yansıttı.

Benim de merakla beklediğim kısma gelmiştik: Analitik olmak ya da olmamak“. Veriyi anlamlandırma yolunda önemli noktalara değinen Özgür Akarsu’nun sunumunda bir şirketin kriz anlarını yıl yıl gösteren bir grafikle ünlü bir kadının çıkardığı film grafiği eşleşiyordu. Bu iki veri birbirinden bağımsızdı. Önemli olansa ilişkilendirilecek verilerin nasıl alaka kurmasıydı. Veriyi anlamlandırmanın önemini vurguladı.

Öğle yemeği arasından sonra, Volkan Kurtarıcı “Farklı Bir evren kodlamak” konusuyla karşımızdaydı. Dünyada bu yöndeki gelişmelerden bahsetti. Örneğin, Çin’de 5G ile dünyadaki ilk uzaktan kontrollü cerrahi operasyon bir hayvan üzerinde gerçekleşmişti. Çok az bir gecikme farkıyla.

Fatih Işıkhan ise Peki, Nesneler De Bizi Görecek Mi? başlıklı konuşmasını yaptı. IOT’den ve Digital Twin kavramından bahsetti.

Tekrar bizi gruplara ayırdılar. Bu sefer Case Study içindi. Her bir grup ayrı odalara geçti. Yanımızda İK’dan kişilerle. Bir firma tasvir ediliyordu. Firmanın yapmak istediği ve 4 farklı yol vardı. Bu yollardan hangisini ne yönden tercih edeceğimizi soruyorlardı. İlk 15 dakika herkes kendi fikirlerini oluşturdu. Sonrasında 40 dakika boyunca konuşup değerlendirip grupça ortak karar aldık. Bu tip çalışmalar gerçekten kafa açıcıydı.

Ardından, bahçeye çıkıp biraz nefes aldık. Hem de tanıştığımız arkadaşlarla study case üzerine konuştuk. Günün sonuna geliyorken sunucu katılımcılara mikrofonu uzattı ve isteyenler günün nasıl geçtiğine dair paylaşımlarda bulundu.

Son olarak, İnsan kaynakları direktörü Tülay Tiryaki diyor ki: Seninle başlar konuşması için salona tekrar geçtik. Bakış açısı ve bireysel motivasyon ile söylemlerde bulundu.

Benim için kaliteli bir gündü gerçekten. KoçSistem’in mesleki yeterlilik dışında aktifliği önemsediğini oyun çalışmasıyla görmüştüm. Yapılan sunumlar ilgimi çekmiş, yeni şeyler öğrenmiştim. Kolay kolay bir arada olamayacağım insanlarla bir araya gelmiş, sorularımı yöneltebilmiştim. Farklı farklı insanlarla tanışmış, veri(m)li bir gün geçirmiştim.

Evet, bu yazımı burada noktalarken sorularınıza cevap bulduğunuz bir gün olsun diyorum. Bir sonraki yazımda buluşalım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir