Kitap: PETEY- Ben Mikaelsen

Beyin felciyle doğan ve yanlış teşhiş sonucu zihinsel engelli addedilen, vücudunun içine hapsedilen Petey’nın hayat hikayesini anlatan 269 sayfalık kitap, küçük büyük herkesin okuması gereken türden. Sol ayağım tadında olan hikaye sade dili sayesinde akıcı olurken, gerçek hayattan uyarlanıyor olmasıyla sizi bir kat daha etkiliyor. Dört duvar arasında, korkutucu bir hayat sürmesine rağmen her zaman mutlu olmasını bilen Petey, ailesi ondan vazgeçmiş olsa da o yaşamdan vazgeçmemiştir. Sevgi, inanç ve dostluk üzerine iç ısıtan yaşam öyküsü, kitabın sonlarına doğru boğazınıza bir yumru bırakıyor. Gözyaşlarınıza engel olamıyorsunuz.

Ayrıca zamanımızda yaygın olan bedenlerin kutsanmasına eleştirel bir bakış kazandıran kitap, dostluk-aile kavramları üzerine düşündürüyor. Şikayetten ibaret insanların karanlığına da bir ışık yakıyor. Kitaptan bir alıntıyla bitirmek istiyorum:

“Biz insanlara yaşamak için neden veririz, ölmek için bahane değil”

Evet, sevdiklerinizin elindekileri fark etmesini sağlayın. Kalkın ve aynaya bakın sevgili okur. Güzel- çirkin miyim diye değil. İnsan mıyım diye.

Özet:

1922 baharında Montana’da dünyaya gelen Petey normal bir bebekten farklıdır. Beyin felciyle doğan Petey, doktorlarının yanlış teşhisi sonucu zihinsel engelli olduğu kabul edilecektir. Ailesinin beklenmedik bu durumla karşılaşması annesi açısından hiç kolay olmaz. 2 sene boyunca Petey’a özel ilgi gösteren aile, çevreden kendilerini rahatsız edecek tepkiler alır ve Petey’ı bakımı için Warm Spring Akıl hastanesine terk eder. Artık Petey’ı ailesinden uzakta yalnız bir hayat bekliyordur.

Vücudunu haraket ettiremeyen Petey’nın ihtiyaçlarıyla hastabakıcılar ilgilenmektedir. Zihinsel bir engeli bulunmamasına rağmen hastalığı, onu iletişim kurmasını engelleyen çarpık bir vücudun içine hapsetmiştir. Zaman içerisinde karşılaştığı hastabakıcılar onun zihinsel engelli olmadığını söyleseler de bir türlü dikkate alınmazlar.

Mevsimler değişir, yıllar geçer. Artık Petey çocuk koğuşundan yetişkin koğuşuna geçirilir. Orada kadim bir dostu olacaktır: Calvin. Calvin hafif zeka geriliğine sahip, yürüme engeli olan; Petey yaşıtlarında bir gençtir. Kendi aralarında dil geliştirip çok iyi anlaşacaktır bu ikili. Birbirlerini sahiplenecek adeta birbirlerinin aileleri olacaklardır. Calvin Petey’a iletişim konusunda da yardımcı olacaktır.

Hastabakıcıları Joe da bu ikilinin içine karışacak, onları bahçeye çıkaracak. Hep birlikte televizyon izleyecekler. Bir noel günü onlara oyuncak tabanca hediye alacaktır.

Herkes halinden memnunken Joe hastaneden ayrılır. Calvin ve Petey da ayrı hastanelere gönderilecektir. Yıllar daha geçer.

Petey’in zihinsel engelli olmadığı açığa çıkar ve bir huzurevine yönlendirilir. Ama Petey artık dost edinmek istemez. Çünkü her biri teker teker onu terk etmiştir. Daha fazla incinmek istemez. Ta ki bahçede otururken onu, çocukların saldırısından kurtarmaya çalışan Trevor ile tanışıncaya dek.

Zamanla Trevor Petey’ı anlamayı öğrenecektir. Petey’ın küçük şeylerden mutlu olması hayata bakışı Trevoru etkiler. Onu tekerlekli sandalyesiyle gezdirecek. Petey’ın daha önce hiç görmediği süpermarkete götürecek. Balığa çıkaracaktır. Trevor tanıdıkça Petey’a bağlanır. Ailesinde görmediği ilgili Peteyla kapatmaya çalışır. Huzurevindeki görevlilerle konuşur yeni bir tekerlekli sandalye için çocuk yaşında büyüklerin yapmadığı işlere kalkışır. Bu da yetmez. Eski dostları Joe, Calvin ve Petey’ı bir araya getirir. Herkes için inanılmaz bir mutluluktur bu.

Petey ansızın hastalanır. Yaşamının sonlarına gelen Petey ile Trevor son konuşmasını yapacaktır. Birbirinden çok şey öğrenen iki dost olan bu küçük çocuk ve yaşlı adam ölümün ayıramayacağı bir bağ kurmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir