Kitap: Dünyanın Üç Yüzü-Mustafa Ulusoy

“Zaten, dünya tadımlık bir yer…”

303 sayfadan oluşan kitap, hayatla ilgili sorularınıza cevap niteliğinde. Kısa kısa bölümlerden oluşması konu çeşitliliği yaratıp kitabın içine bir anda girebilmenizi sağlıyor. Yazarın psikiyatri uzmanı olması sebebiyle bahsedilen konularda daha sakin ve oturaklı yaklaşımları elde edebiliyorsunuz. Kitap, başlıca 4 bölüme ayrılıyor: hayalhane, cadde, yüz yüze ve perde. Yazarın danışanlarıyla arasında geçen konuşmalardan da beslenen kitap, sokağa çıktığınızda karşılaşacağınız tanıdık düşünceler içeriyor. Ama öyle ki yaklaşımlar, aa bir de bu yönü varmış farkındalığı katıyor size. “Bize umutsuzluk yakışmaz dustüründen yürüyerek kabul etmeyi, O’na teslim olmayı, yavaşlamayı ve düşünmeyi öneriyor özünde. Yazar, Bu dünya yaşamaya değer derken dünyanın tadımlık bir yer olduğu vurgusunu da unutmuyor.

Kitap, günlere yayarak okunası ayrıca. Gidişatını anladığımda, her gün rastgele sayfalar açtım yahut etrafımdakilere sayfa numarası sorarak bakalım kitap bugün sana ne diyor dedim, okuduk. Konuştuk. Sindire sindire ve etkileşimli okunmalı çünkü. İlginçtir ki karşılaştığımız cevaplar, hayatlarımızdaki düğümlere yönelikti. Bulmak için sormak lazımdı.

Kitaptaki bölümler öyle güzel içeriklerde ki başlıklar da bir o kadar uyumlu. Birkaç örnek vermek istiyorum. Belki de şunu demek istiyorum- Tamamlanmamışlık hissi-Cümlelere tutunmak-İnsanın insanla sınavı-Dünyanın en önemli işi-Kişiliklerimizin yumuşaması için bir yol-“Aradığım, bu ülkede yok”-Yol arkadaşı olarak beden-Başkası olduğun yer… Sanırım bıraksanız bütün bölümlerin adını yazacağıım:)

Yazımın bundan sonraki kısmında kitaptan alıntıları ve perde bölümünde bahsi geçen 16 filmi sizinle paylaşıyor olacağım.

Alıntılar:

*Her varlık bir diken. Kıymık kıymık batıyor.

*”Hah, tamam oldu”yu bu dünyada unutmalı insan. Unutmalıyız. Bunun için erken. Daha vakit gelmedi. Henüz bu gezegenin misafirleriyiz.

Tamam, aziz birer misafiriz. Ama misafiriz. Her gün dolar boşalır bir misafirhane burası. Her daim tebeddül eder, halden hale çevrilir. Nasıl “tamam, oldu işte” diyebiliriz? Tamam dediğimiz anda kaçar gider elimizden. Havayı elimizle tutamazsak bu dünyayı da tutamayız. Giden gelmez, gelen gider. Kim misafirlikte rahat rahat oturabilir. “Tamam, oldu işte” diyebilir? 

*Nasıl ipin iki ucunu bir araya getirebiliriz ki? Her daim önümüze yollar açılır. Hayırla şer, iyilikle kötülük, benlikle Hüda arasında seçimler yapmak zorunda olduğumuz bir hayatta nasıl “hah tamam, oldu, her şey tamamlandı, eksik gedik kalmadı” diyebiliriz!

*Eksik olan şey, kendimize bir türlü zaman bulamayışımızdır.

*Ne için? Üzerinde düşünülmemiş bir hayat boşuna geçirilmiş bir hayattır. Hayatını gözden geçirmek için. İçindeki titreşimleri anlamak, yorumlamak, anlamlandırmak için.

*İnsandan kaçarken yine insana tutuluruz. Kendimizi terk ederken kendimize yakalanırız.

*Bugün önemli bir gün olsun. Bugün özel bir gün olsun. Ne özelliği var ki demeden. Hayat nazarımıza göre şekil alır. Bugün özel bir gün dersen özel bir gün olur. Bugün sıradan bir gün dersen de sıradan.

*Biz kendimizi insanda tanırız.

*Kelimelerimizin bizi nasıl ele verdiğini öğretmişti bize. Kendimizi nasıl tanımlıyoruz? Hayatı nasıl tanımlıyoruz? Olayları nasıl açıklıyoruz? Derdimizi nasıl anlatıyoruz? İlişkilerimizi, yaşadıklarımızı, hayallerimizi anlatırken hangi kelimeleri seçiyoruz, hangilerinin üzerine basa basa konuşuyoruz?


*Yalnızca kendi sesini dinleyenler başkasının sesini duyamaz.

*Giden her insan yanında bir şey alır ve gider. Giden her insan bir şeyler bırakıp öyle gider.

Kitapta Geçen 16 Film:

1-Crash( çarpışma)

2-Venedik Taciri

3-Dandelion

4-Postacı

5-Sonbahar

6-Kirazın Tadı

7-İçimdeki Deniz

8-Kelebek ve Dalgıç Giysisi

9-Takva

10-Nokta

11-Kader

12-Yumurta

13-Collateral(Tetikçinin Gecesi)

14-Doubt(Şüphe)

15-Sonsuzluk ve Bir Gün

16-The Return(Dönüş)

Filmlerden izledikleriniz varsa, düşüncelerinizi yorum olarak bırakırsanız sevinirim. Evet, terapi gibi gelen bu kitap hakkında düşüncelerim bu şekilde toparlamaya çalıştım. Baş ucuna konup ara ara okunmalı ve varoluşsal sancılar çekerken yazarın şu sözlerini hatırlanmalı: Bir insan teslimiyeti, razı olmayı öğrenmeli huzurlu olabilmesi için.

Bu kitabı benle tanıştıran arkadaşım Hatice’ye sevgiler…

Kitap: Dünyanın Üç Yüzü-Mustafa Ulusoy” için bir yorum

  1. “Hepimizin kalbinde bir yer eksikti. Bir yer hiç dolmuyordu. Hiç dolmayacaktı. Ebediyetten başkasına razı olmayacaktı kalplerimiz…”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir