KARANLIK

Karanlık gizliyordu, örtüyordu ışıkların üstüne bir örtü. Işıklar bekleyince çıkıyordu ortaya. Sessizlik karanlığın içindekilerle konuşuyordu. İskeleden mutlu ayrılmak istiyordu insan. Baktığında simsiyah kör siyah bir görüntü onu boş hissettirecekse, neden bakıyordu neden gelmişti oraya? Beklemeliydi. Sabırsızdı tabi. Ah…

Karanlık içinde çok şeyi barındırıyordu. Deniz, evler, insanlar, kediler, köpekler… Kitaplar, yarım kalmış konuşmalar, tekeri bozulmuş bisikletler, hasretle saklanan mektuplar, hıçkırıklı ağlayışlar, bir bebeğin doğumu… Her bir ev, her bir katı bir hikayeydi. Her bir kattaki insanlar hepsi ayrı romanların başrolleriydi. Işık tutulması gereken var ya o evler değil, tam karşımdaki sen! İnsan!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir