Kaf Dağı Konuşmaları-1

CANAN’ın Arter’deki “Kaf Dağı’nın Ardında” sergisi kapsamında 22 Aralık 2017 tarihinde katıldığım [‘Ara(f)taki ‘tekinsiz’: Cennetin ve Cehennemin Öncesi-M.Bilgin Saydam] söyleşisi  kendini şöyle dile getiriyor:

Arzularımızın ve korkularımızın mutlak halleri ‘cennet’ ve ‘cehennem’imizin ham materyalidir. Her iki hali -unutmuş olsak, bilincimize aktaramamış olsak dahi- bedenimizde ve bilinçdışımızda biliriz ve taşırız; zira dünyalık serüvenimizin en erken dönemlerinde, mutlaka -ama mutlaka- az ya da çok yaşamışızdır/ kaybetmişizdir. Cennet- cehennem ayrımı ve ‘tekinsizlik’ hissi üzerinden çerçevelenecek olan bu konuşma ‘ara(f)dalık’ haline odaklanacak.

Yağmurlu bir akşam sınav çıkışı aniden hadi gidelim deyip bir arkadaşımla ıslana ıslana yol aldığımız ve neredeyse son 30 dakikasına yetişebildiğimiz bu söyleşiden bir iki cümle var ki halen ara ara üzerinde düşünürüm. Hayatımızı etkileyen, bizi değiştiren o cümleleri nerde nasıl yakalayacağımız belli olmuyor sevgili okur, hayat şaşırtıcı.

“Ne kadar özneyiz?”

“Sürekli intihar halindeyiz.”

“Koşulsuz sevgi.. En eski tanıdığımız: Anne.”

Bir sonraki yazımda söyleşi içeriğini paylaşacağım. Bol düşünceli günler, geceler…

Gezi içinde yayınlandı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir