Kadın=?Erkek

Kadın-erkek eşitsizliğinde uçurum büyüyor mu?

Geçmişten günümüze insanlığın temelini oluşturan kadın ile erkek arasındaki eşitlik ya da eşitsizlik konusunda çeşitli spekülasyonlar yapılmış, düzenlemeler getirilmiştir. Biz de Pollyfy kullanan 300 kadın üyemize toplumumuzda kadın-erkek eşitliği olduğunu düşünüyor musunuz diye sorduk. Aldığımız cevapların oransal uçurumu, modernleşen dünyada ve eğitimli bireylerin yetiştiği bu koşullarda, beklenilmeyen bir sonuç verdi. Kullanıcıların %71’i toplumumuzda kadın erkek eşit değil derken, %29’u eşit değer gördüğünü savunmaktadır. Dönem dönem yaşanılan olaylarla bu oran dengesi değişiklik gösterse de toplumumuzda eşit görülmediği kanısı hakim ve farklı farklı yerlerde, çeşitli kişiler arasında kadın erkek eşitliği işin içinden çıkılmaz bir konu olabilmektedir.

Peki kadınlar gün geçtikçe iş dünyasında var olabiliyorlar mı? İş habitatı bir kadının yeri midir, yeri olabilmekte midir?

Toplumumuz dünden bugüne evde oturan kadın profilinden çıkmış, çalışan kadın profiline geçmiştir. Çalışan kadın ayakları yere sağlam basan, özgür bir imaj yaratmaktadır. Gerek toplumun kadına yapıştırdığı etiket, gerek ailesine kendini adayan anne rolü gerekse bir erkeğin boyundurluğu sebepleriyle kadınlar halen iş alanlarından çekilmektedirler. Ataerkil bir toplum olduğumuz gerçeğini ele alırsak zamanla ataerkil bakış açısının esneklik gösterdiğini görmekteyiz lakin bazı zihniyetlerce iş ortamlarının uygun görülmemesi, çalışma şartları, güvenlik sebepleri de önlenemez bir sorun gibi algılanıp kadına bir engel vurulmak istenmektedir. Oranlara bakacak olursak çoğunluk %42,2 ile kadının iş dünyasında bulunmasını normal düzeyde bulsa da; %47,7 çok az ve az olduğunu, %13,1 ise fazla ve çok fazla olduğu görüşündedir.

Maaşın cinsiyeti bir varmış bir yokmuş

Soruya farklı bir pencereden yaklaştığımız zaman, bir kadın ile bir erkeğin toplumdaki rolleri ve statülerinin onlara verdiği farklılıklar ve benzerlikler mevcuttur. Kadın ve erkeğin sadece birisinin yapabileceği işler olduğu gibi; her ikisinin de yapabileceği işler vardır. Nasıl inşaat mühendisliği alanında erkek, sekreterlik alanında kadın öne çıkmaktaysa alanlar arasında görünmeyen bu tür hayali çizgiler bulunmaktadır. Bu durum iş dolayısıyla ücret skalasına yansımaktadır. Katılımcılar %62,6 oranla kadın erkek ayrımına bağlı olarak maaş farklılığı olmadığını, geri kalan %37,4’luk oran ise ayrımın söz konusu olduğunu söylemektedir.

Bir Bakış: Kadın İstihdam Oranı

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün 2017 yılı  “Bir Bakışta Devlet” raporunda yer alan kadın istihdam oranı verilerine baktığımızda Türkiye’nin son sırada (32.sırada) yer aldığını görüyoruz. Bu ne demek oluyor derseniz… Potensiyelimizi kullanamıyor, üretim kaybı yaşıyoruz demek oluyor. Kadınların işgücüne katılımının düşük olması ekonomimizde var olan yapısal büyük bir sorun. Peki bu duruma ne kadar farkındalık yaratılıyor, yaratılmış? Yapılan ankette Türkiye’nin kaçıncı sırada olduğunu sorduk ve %27 oranla 23.sıra, %26.5’la 32.sıra, %25,4’le 17.sıra ve geri kalan %21,1 ile 8.sıra cevabını aldık. Sonunculuğumuz gerçeğine rağmen iyimser görüp düşünen ve Türkiye’yi 8.sıraya veya 17.sıraya koyan katılımcılarımıza durumun vahimliğini göstermiş olduğumuza inanıyoruz. Özellikle uzun süredir devam eden kadın istihdam sorununun kadın girişimcileri destekleyerek, kolaylıklar sağlayarak bu soruna çözüm yaratılması gerektiğini vurgulamak isteriz.

OECD ülkeleri arasında kadın istihdamda sonuncuyuz. Ama neden? Hiç sordunuz mu?

Burada günümüz kadınının karşılaştığı bazı önemli problemleri de lanse ettiğimizde bu konu daha da açıklık kazanacaktır. Sonuçlara göre nedenler; %56,4le toplum baskısı, %44,2le iş yerindeki koşullar(fiziki,maddi,mobbing…) ,%39’la kadınların erkeklere nazaran daha az iş bulabilmesi ve %13,2 ile kadınların çalışmak istememesidir. Toplum, kimi zaman kadının hayattaki rolünü eline tutuşturup yapacaklarını yapmayacaklarını sınırlarla çizer, kimi zaman kolaylaştıracağı yerde kadını sorunlara boğmaktadır. Bu stresten ,bu algıdan bunalan kadın iş hayatından uzaklaşmaktadır. Yahut iş yerindeki koşullar elverişli değildir. Çalışma koşulları kadının kimliğini, rahatlığını düşünmeden ayarlanmıştır. Bu çarkın içinde sıkışan kadın, kendini rahat hissetmediği alanda var olmamak durumunda kalır. İş bulma konusuna gelirsek; işveren, bir işi yapma kabiliyetinde mi gibi önyargılara sahipse; doğum izni konusunda katıysa iş bulma konusunda filtreler eklenmiş olur ve kadın iş bulurken erkeklere nazaran daha zorlanır. Tüm bu sebeplere baktığımızda kadının çalışma isteğinin azaldığını görmekteyiz.

Umarız ki çalışma alanında olması gerektiği gibi diğer tüm alanlarda da kadınlarımız gerektiği değeri ve yeri alırlar.

Elbette sefil olursa kadın, alçalır insanlık. <Tevfik Fikret>

Bu ve benzeri yazılar için;

http://blog.pollyfy.com/2017/10/08/kadin-erkek-esitsizliginde-ucurum-buyuyor-mu/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir