IBM’e Gittim

Merhabalar,

Bugün Ytü Ieee kulübünün IBM’e olan teknik gezisine katıldım. Gerçekten çıkmasını hiç beklemezken bir telefon çaldı. Yarın geziye katılım sağlayacaksan gidiyoruz diye. Hoppa gidelim tabi.. Matmüh Whatsapp grubuna atılan formu böyle geç bir zamanda doldurmuş öylece bırakmıştım. Sonradan öğrendiğime göre 126 kişi başvurmuş ve 24 kişi seçilmiş. Seçilmiş dediğime bakmayın. Yani yok ortalama yok ayrı bir soru olmadı formda. Sadece bizim okulda hangi bölüm okuduğun ve sınıfın. Neyse öyle böyle seçilmiş kişilerle bir grup oluşturuldu izin belgeleri formalite işler falan. Bu sabah 8.40’da Elektrik Elektronik Fakültesinin önünde toplanıp geçtik Beşiktaş’a. IBM Türkiye merkezine. Hava sisli ve serindi.

Girişte güvenlikten geçtik. Her zaman alıştığımız şeylerin dışında çantamızda ilaç veya kolonya varsa çıkarmamız söylendi. İçeri geçtiğimizde bir daha güvenlik tarama. Yani tabi IBM’e giriyoruz;) Girişten ziyaretçi kimliği alıp içeri bir odaya-sınıfa geçtik. Bizim için hazırlanmış kahvaltılık şeyler,çay-kahve vardı. Böylece yerleşip bir soluklandık. Eğitimden önce Selçuk Bey IBM’i kısaca tanıttı, yapılan projelerden bahsetti.

[Peki IBM ne, ne yapmış?

1911’de kurulmuş günümüzde bilişim sektöründe öne fırlayan bir firma. Türkiye’ye gelişi ise 1938 yılı. Baktığımızda çok köklü bir marka. Aklımda kalanlardan, şu an kullandığımız barkod sistemi ona ait. Siber güvenlik alanlarında çalışıyor.

Detaylı bilgi için:  http://www-05.ibm.com/tr/tarihimiz/ ]

Selçuk Bey konuşması sırasında dedi ki “Program yazan yazılımlar da olacak zaten. O zaman sizler neler yapacaksınız düşünün.” Bu cümlelerle kısa bir gelecek tasarısına bağlandım.

Sonra bilgisayarları kurup IBM Cloud’da hesap oluşturduk. Poyraz Bey’in anlatımıyla Cloud uygulamalarını inceledik, bulut altyapısında yapılabilecek çalışmaları dinledik. Örneğin, yüz tanıyan uygulamalar yahut gördüğü fotoğraftan yararlı data elde etmeye dayalı programların temeli olan watson’dan bahsetti. Denemek için koyduğu fotoğrafları program tanımlıyor. Koyduğu manzara resminde %10 deniz, %32 derinlik gibi gibi özellikleri verirken; koyduğu iki kişilik fotoğrafta %20 mutlu, %15 gergin, soldaki kız erkek ya da çift olma olasılığı %55 gibi verileri bize sunuyordu. Yani bahsi geçen programı birebir uygulamış olduk. Eğitim  bu şekilde sonlandı.

Eee peki neler düşündün derseniz.. Verilen eğitim iyiydi yani memnun kaldım. Bölümde önünü görmek istemeyen öğrenci modelinden uzaklaşmam gerektiğini tekrar tekrar hatırladım. Önünü göremeyen  öğrenci modeli ne demek? Şöyle anlatayım bugün şöyle bir konuşmaya denk geldim. Derslerden bahsediliyordu. Mekanik dersine gelmiş konu bir şekilde. Zor falan deniyor. Bir arkadaşım da mekanik güzeldi ya dedi. Karşısındaki aa ile mi verdin dedi. Arkadaşım da yok aa ile vermedim ama bana bir şeyler kattı sevdim dedi. İşte işte. Ne zaman bundan çıkacağız bilmiyorum. Notu tamamen önemsememek demiyorum ama bu algı… Size bıraktım. Malesef çoğu bölümdaşımda gözlemlediğim bir durum bu. Okuldan eve evden okula. Konuşulan konular okul, birkaç dizi, birkaç güncel haber, bugün şöyle şöyle olmuşlar ee başka? Vizyon yok, bir mühendis adayı. İlerde programlar da yazılım yapacakmış zaten.” deyip yazımı noktalıyorum.

Gezi içinde yayınlandı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir