Dijital Dönüşüm Üzerine

Bugünlerde dönüşüm yaşadığımız pek çok alan var. Çalışma stilimizden, sosyalleşme yöntemimize kadar dijital kaslarımızı güçlendiriyoruz. Yeri geliyor Google Earthle sokaklarda dolaşıyoruz. Yeri geliyor sanal müze geziyoruz. Yeri geliyor sanal eventlere, webinarlara katılıyoruz. Haliyle dijital dönüşümün daha da ivmelendiği bu noktada bireysel ve kurumsal inovasyon bakış açısını yakalamanın önemi çıkıyor ortaya. Yaşadığımız yüzyılın bizden beklentileri var, agility dediğimiz. Design thinking dediğimiz. Mindfulness dediğimiz.

Artık hukukçular yapay zeka üzerinde yasa tasarılarında etik gibi konulara çalışırken, yapay zeka bir psikologun, danışan tarafında daha fazla güven verdiği çıktısı alınmışken, birbiriyle yarışan alphago ve stockfish gibi satranç algoritmaları olurken bu değişimin ister istemez içindeyiz. Bu değişime ayak diremek, sizi doğal seçilime uğratacak başlıca sebep.

Yaşadığımız zaman konfor alanından çıkmak istemeyen, problem çözme yeteneğini geliştirmeyen, büyük resme odaklanamayan bireyler mi istiyor yoksa tam tersi mi? Artık bölüm ve alan seçimi için gösterilen T çalışma modeli de güncelliğini kaybetmekte. Yani nasıl ki bir bölüm ve o bölümde bir alan seçtim. O doğrultuda derinleştim yerine artık hibrit çalışan olma, multidisipliner çalışma bizden beklenen gereksinimler. Soruncu papağanlara dönüşmeden dijital dönüşüme destek! Inovatif yaklaşımlara adaptasyon🖖🏻🤳🏻👩🏻‍💻

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir