Teklik ve Azlık

Teklik ve azlıkTüketmemenin hafifliğiÇünkü tüketmek maddeyi ve kendiniZamanı ve emeğiSınırların dışında nerdesinAykırı mı çizgilerin?Aidiyetsizliğin içinde ne kadar kendinsin?Karanlıkta patikalı bir yolYakın geldik geldikHayır! Yakın sandıkların uzak.Hava kararıyorBenliğin korkuyor kimsesizliktenŞehrin bilinmedik kokusu sarıyor etrafınıTanıdık bir yüz değil bu sefer karşına çıkan.Teklik ve azlık Tüketmemenin hafifliğiTüketmemekİnsanları ve kendini.Sabrı ve iyiliği. Peki söyleEvsizliğin ortasında Varabildin mi evine?

Ruh Çağırdım

Ruh çağırdım dün Geçtim ölü ruhların içinden Mezarlıkta dolaşmak gibi mesela gergin Hatırladım İnsan ya bu, unutur Unutmuşum.. Hatırladım ama Çok düşünmekten kaçmak için Kapattığım kapıyı aralayıp koşmak. Hava doldu odam ferahladım. Hatırladım ama unutmuşum.. Tartışmak değildi derdim Serdim halıyı Önüne serdim. Biraz da sendim. O vakit sendeledim Karışmıştım sakinledim Ruh çağırdım dün Işıltılı gözüken […]

Değişim

Sallandı ebebek uyudu da büyüdü Ak dişler sallandı da çıktı yastık altına Büyülü düşler ormanına Yeni boşluklar açıldı daha o günden Yerlerini başkalarına devretti Daha o günden, daha o günden anladık kaybetmeyi Sahiplik duygusunun gereksizliğini Gelip geçiciliğe alışmak içindi. Suya atılan taş misali dalga dalga etkisi Koca ayak kimdi? Uzmanlarca Sudan karaya geçmiş bir tür […]

Nasılsın Edip

“Nasılsın Edip” dememe “iyidir senden Didem” diyerek karşılık vermişti. Haftasonu plansızca Edip’in gittiği yerlerde bulmuştum kendimi. Ayaklarım gitmişti. Sonradan fark etmiştim bunu. Saatlerce yürünen bir yokuş… Mavi bir ev… Sanat galerisi… Vitrinde iki siluet eserlerin başında. Semtindeki kütüphane.. kütüphanede çalışan biri.. Edip sen misin o? Ama hayır seni böyle yerlerde görür müyüz? Çok niyet ettim […]