KARANLIK

Karanlık gizliyordu, örtüyordu ışıkların üstüne bir örtü. Işıklar bekleyince çıkıyordu ortaya. Sessizlik karanlığın içindekilerle konuşuyordu. İskeleden mutlu ayrılmak istiyordu insan. Baktığında simsiyah kör siyah bir görüntü onu boş hissettirecekse, neden bakıyordu neden gelmişti oraya? Beklemeliydi. Sabırsızdı tabi. Ah… Karanlık içinde çok şeyi barındırıyordu. Deniz, evler, insanlar, kediler, köpekler… Kitaplar, yarım kalmış konuşmalar, tekeri bozulmuş bisikletler, […]

TeK

Kendimle buluşacağım. Kendimle o gün, o saatte, o yerde buluşacağım. Bir akşam üzeri, mavinin ve yeşilin birleştiği yerde. Sokak taşlarına basıp çıkan yaprak çatırtılarını duyup yürüyeceğim. Bir tek zaman olacak yoldaşım. Yürürüm ayaklarım var. Bakabilirim gören bu gözlerle. Peki kendimi tanıyabilir miyim o gün, o yerde, o saatte? Fark edebilir miyim yoksa yanından geçip gider […]

ZAMAN İÇİNDE

Göz kenarlarının yanındaki çizgilere saçılan ekmek kırıntılarını yiyemedi kuşlar. Yüzemedi balıklar gülümseyen gamze çukurunda. Hayat bulamadılar o yüzde. Gerçeğini gizlemekten yorulmadı mı insan? Duyguyu hapsederek yaşayamayacağını anlamadı mı? Samimiyetin tadına varamadı ki o! Düşüncelerini kapatmak, yansıtmamak istedi sadece. En az yara nasıl alınır dedi ve havayla irtibatını kesti sonunda. O taze, ferah havayla bir tanışamadı. […]

O VAKİT

“Kalbin kadar büyü, masumiyetin kadar çocuk kal.” Gökyüzün kadar mutlu ol, güneş kadar ulaş insanlara. Ve bir köy kadar sakin olsun ruhun. Ağaç ol, yerdeki taşlı yol ol, bahçedeki manolya ol. Güvercin ol. Doğal ol. Doğadan ol. Akşam batıyor. Sen de batır hüzün gemilerini. Başla dokumaya yürek tellerini. İplik arşın sahibinden. Dikkat et sahibinden.comda satılmıyor. Her […]