ATLIKARINCA

Çocukların sesleri yankılanırken Atlıkarınca dönüyor kalabalık yüreklerde. Pamuk şeker uzatan amcaya mahcup gülümsemeler… Utanması gereken dünya, çocuklara devretmiş utangaçlığını. Dünya dönüyor. Sırtında koca bir çuval. Hissizleşen gençlere gerek bir kaval. Duvarlar ardındakini görmeyen biz ya Utanması gereken dünya! Çocukluk bir gün ya Değişmesi gereken bugün ya Atlıkarınca dönüyor. Ritmiyle hızıyla bir rüya. Atlıkarınca dönmekteyken değişecek […]

Kendime Fransız Kalmışlığım

Ruhum sıkışmış binalar gibi.Şehirleşmenin etkisi mi bu? Kalabalıklar, kabalıklar… Kendime yetişememişliğim var. Kendime fransız kalmışlığım… İhtilal yakın, ondan bu kalabalık ondan. İsyancı ruhum taşlarını biriktiriyor. Devrim yakındır. Taşları elime alıp şeytan taşlayacağım. Derede sektirip içime akacağım. İhtilal yakın, ondan bu acele. Ondan bu kalabalık. Devrim yakındır.

KARANLIK

Karanlık gizliyordu, örtüyordu ışıkların üstüne bir örtü. Işıklar bekleyince çıkıyordu ortaya. Sessizlik karanlığın içindekilerle konuşuyordu. İskeleden mutlu ayrılmak istiyordu insan. Baktığında simsiyah kör siyah bir görüntü onu boş hissettirecekse, neden bakıyordu neden gelmişti oraya? Beklemeliydi. Sabırsızdı tabi. Ah… Karanlık içinde çok şeyi barındırıyordu. Deniz, evler, insanlar, kediler, köpekler… Kitaplar, yarım kalmış konuşmalar, tekeri bozulmuş bisikletler, […]

TeK

Kendimle buluşacağım. Kendimle o gün, o saatte, o yerde buluşacağım. Bir akşam üzeri, mavinin ve yeşilin birleştiği yerde. Sokak taşlarına basıp çıkan yaprak çatırtılarını duyup yürüyeceğim. Bir tek zaman olacak yoldaşım. Yürürüm ayaklarım var. Bakabilirim gören bu gözlerle. Peki kendimi tanıyabilir miyim o gün, o yerde, o saatte? Fark edebilir miyim yoksa yanından geçip gider […]