KIRMIZI BEGONYA

Taşlı yolda yürüyordu. Kimsecikler yoktu. Yağmur tane tane atıştırıyor, köyün o tarifsiz kokusu, şehirleşmenin göstergesi olan yolla birlikte arada kalmış bir hava yaratıyordu. Kararsız hava, fikrine de esiyordu ki bir yanı yıllar önce istemeden boşaltıkları evi görmek istiyordu. Diğer yanı korkuyordu, cesaret edemiyordu. Attığı adımların mesafesi gittikçe küçülüyordu, karar verme zamanını erteliyordu kendince. Sağ tarafında […]

BATIK KENT

Gece…Denizin karşısında oturmuş gözlüyorum karanlıktaki hayaletimsi anıları.Yıldızlara tırmanıp yükseliyor ruhum.Basamaklı ağır bir yol… Denize yazıyorum, kirpiklerim gözyaşlarıma mürekkep oluyor. Düz bir kağıt üzerinde işaretli düğüm noktalarım.Dalgalarsa hafızamın iplikleri.Uzuyor ,uzuyor ve uzadıkça karışıyor.Koparmak istiyorum o halata dönen iplikleri.Bir halat kadar güçlü ve kalın…Hareket ettirmiyor çoğu. Limana bağlanmış bir geminin halatı oluyor. Çözmek ve sonra atlamak istiyorum.Yüzme bilmediğimi düşünmeden […]

AĞLAMA NİETZSCHE

“Asıl mesele sizin kendinize ve benim kendime neler söyleyeceğim.” Irvin D.Yalom’un en bilindik romanlarından biri olan Nietzsche Ağladığında bugün hala yüzlerce okura ulaşıyor. Kalıcılığı sağlayan kitap, Nietzsche’yi merak edenler için  bir önsöz niteliğinde. Psikolojik tahlillerle kişilerin iç dünyası büyük bir ustalıkla seriliyor. Olay örgüsü okurun hiç beklemediği bir biçimde ilerliyor. Kurgu olan eser, Nietzsche’nin etkisiyle […]

Diş Çıkaran Bebek: İstanbul

Diş çıkarıyor, boğazında tatsız bir his. Huysuzluğu ondan. Tırnaklarını geçirmek yolmak istiyor etrafındaki yüzleri. Gözünden yaş gelmiyor. Fırtınalı içi harap ediyor ama yağmıyor yaş gözünden. Dokunsan bir dokunsan gelecek damlalar. Dikkatli baksan, çevirecek elbet gözlerini. Kolundan tutsan omzunu silkip bırak diyecek. İstanbul, bugün huysuz bir bebek gibi. 20’lik diş çıkaran koca bir bebek. Söyle tutkun […]