Hindistan’da Bir An

Geçen gün dinlediğim konuşmada ünlü düşünürden alıntı yapılmıştı: Her son, yeni bir başlangıçtır. Her insan, her davranış, her fikir yeniliklere, gelişime sebebiyet verme potansiyelindeydi. Onu eşikten atlatansa, elinden tutup tutmadığımız. Yani kulak verip vermediğimizdi. Hiç beklemediğim anlarda karşılaştığım insanlar benliğimde bağdaş kurup oturuyorlardı kimi. Kulak verip dinlemeye değer bulduklarımla oturdum ben de bugün. Nasıl mı? […]

Bana Müsade

Yabani bir karga, kendi halinde geliyor yanıma. Bakışıyoruz. Ama sen kargasın. Ve yabanisin. Karanlıksın. Konuşman da hoş değil. Değişmelisin. İçindeki yabaniliği atmalı, olmalı bir güvercin gibi sesin. Bir saka gibi desenin. İçindeki hüznü kederi de at bir kenara. Ama hani sen kargaydın? Neden uymak düzene? Sonra mı sıkılmak ve çok sıkılmak. Nefes alamamak. Sesini tutmak […]

Eylül Geldi

  Eylül Geldi Yeni başlayacağım kitaba tarih atarken duraksadım. Bugün ayın kaçıydı? 1 Eylül 2018. Tuğba. Yani 2018 yılındaki bendim okuyacak. Tarihler gruplamadan çok daha fazlasıydı. Eylül ayı “artık tatil bitti, şimdi bir şey şeyler yap” ayıydı. Sonbahar ve okul ayıydı. Şu 3 ayın su gibi akıp geçmesi hem güzeldi. Ama öte yandan daha bitmemiş […]

‘Lambalar yanıyor hafif ve sarı’

Hafiflik artık ağırlık yapıyorsa, dumanı dağıtmalı, bir şeyler yapmalı.. Işığı çay yuttu, yaprakları rüzgar. Umutsa, aydan bir yansıma. Kaldırımtaşı soğukluğunu dağıtacak.. Keskin sarı loşluğu. Boşluğu.. Dağıtacak aydan bir yansıma.  

1 2 3 9