ARTER-Görme Biçimleri

Görüntü, paket… Gözümüzle gördüklerimiz ne kadar gerçek, ne kadar doğru, ne kadar yanılsama? Matematiğin sevdiğim bir huyudur bu. Görünmeyeni düşünmeni ister senden. Görünenin ardındakini sorgulatır. Evet sizi bu düşüncelerle haşır neşir etmek amacıyla hafta sonu gezmesi olarak bir sergi fikri bırakıyorum buraya. Son iki gün kaldı ona göre kaçırmayın derim.

(Güvercinleri uçurduğum yer)

 

Taksim-Arter

Arter; anatomide damar, günlük hayatta kent içinde trafiği çok yoğun olan yol. İsim iki anlamını da yerine getiriyor. Taksim’in İstiklal caddesinin kalabalıklığını yüklenip bizlere yeni ufuklar açarak sanat dünyamızı, fikir dünyamızı beslemeye bir yol oluyor. Sergiye gelirsek,

Oradan aldığım kitapçıktaki bir kısım şöyle diyordu (ses hala kulağımda)

İzleyicinin bir sanat yapıtını anlama arzusu asla yapıtın içinde yaratıldığı geleneklerin ardında yatan politikalardan ve sergilenmesi için başvurulan mekanizmalardan tümüyle ayrı düşünülemez. “Görme Biçimleri” sergisi dönemler, janrlar ve sözde “izmler”in katılıklarını sorguluyor ve çizgisel olmayan bir zaman anlayışını benimsiyor. Sergideki yapıtların büyük kısmı taşımakta oldukları sanat tarihsel referansların eleştirisini de sunuyor ve çoğunlukla içinde sunuldukları siyaset yüklü bağlamların altını çiziyorlar.

“Görme Biçimleri”, yeniden sanatçıyı şeylerin fiziki niteliklerini anlama ve ele alma biçimiyle bizim görme biçimlerimizi değiştirebilen ve böylece nesneleri yapan birey olarak gören bakışa dönmeye de aracılık ediyor. Sanatçılar yılmadan bize gördüklerimizle bildiğimizi düşündüklerimiz arasındaki bağın asla o kadar da basit olmadığını, ve görmenin, özünde, politik bir edim olduğunu hatırlatıyorlar. “

Beğendiğim birkaç noktayı belirtmem gerekirse (neyi söylesem eksik kalacak hissiyle yazıyorum)

Bembeyaz boş odadaki bir tablo ve aralıklarla gelen bir çığlık, okula dönüşü çağrıştıran çantalar serisi, baktığında burnunun büyüklüğüne odaklandığın bir kadın portresi ,dönen asimetrik bir ayna, hapishanedeki mahkumlar ve çocuklukları, güvercinler, damlalar, sanatçının üstünü örtmesini ve sürünerek geçmesinin istediği eseri gibi gibi gibi.

Çok fazla anlatıp sürprizini kaçırmak istemem. Gidip keyifle kendi gözlerinizle görmeniz dileğiyle… Bol bol görünmeyeni,gördüklerimizi sorguladığımız günlere..

*Sanıldığın kişi değilsin,olmayacaksın da.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir