AIESEC Başvuru Sürecim-Feel The World! #1

2018 yılının mart ayına götürüyorum sizi. Yani bir sene öncesi. Hayatımda iyi ki yapmışım dediğim bir olay için harekete geçmiştim o zamanlar. Ne mi o? AIESEC!

Ara tatil sonrası birçok arkadaşımdan bu yönde sorular almaya başladım. Okul bitmeye yakın olunca işe mi girsem yoksa öncesinde yurt dışına gidip İngilizcemi mi geliştirsem gibi düşünceler su üstünde. Ya da 2. 3.sınıflarda olup yurt dışı ve İngilizce geliştirme düşüncesi..

O yüzden fikir vermesi adına blogumda bu konuyu ele almalıyım dedim. Çünkü ben de arkadaşlarımdan tavsiye alarak aiesecle gitmeye karar verdim.

AIESEC ÖNCESİ İNGİLİZCE GİRİŞİMLERİM

Evet, üniversiteye başladığımda hem İngilizcemi geliştirmek hem de farklı kültürleri tanımak adına girişimlerim oldu. Üniversiteyi bitirmeden önce bu yönde bir şeyler yapmalıydım diyordum kendime. Hazırlıkta speaking club’a katıldım. Yabancı öğretmenlerimizle ve o yuvarlak masa etrafındaki kişilerle farklı içerikte konular üzerine konuşma saatiydi. 1. Sınıfta Erasmus’a başvurdum. Açıkcası şu an dönüp bakıyorum da çok bilinçli bir eylem olmayacakmış o zaman gitseydim. Almanya Halle’den caymıştım. 1.sınıfın yazında “Ask Me Projesi”nde gönüllü oldum. Fransız, Çinli, Amerikalı, Mısırlı, Alman, Pakistanlı, Cezayirli birçok insan… Sanki dünya ayağınıza geliyordu. Kimine İstanbulkart çıkarttık, Sultanahmet camisini gezdirdik. Kimine Türk mutfağını tanıttık, gideceği vapuru, kalacağı oteli gösterdik. Farklı milletlerden insanlarla tanıştım, güzel anılar bıraktılar. Hayatımın en eğlenceli yazlarından biriydi benim için. Yaz bitip okul başladığında ise Mevlana programı ile Malezya ya da Pakistan’a gitmek istiyordum. Bunun için bir araştırma sürecine girmiştim. Okulun herhangi bir altyapısı yoktu bu yönde. Ben de çok üstüne düşmedim. Sonrasında ara ara Couchsurfingle insanlarla tanıştım. Yeni Zelanda’dan Avustralya’dan Mısır’dan dünyanın bir ucundan insanlara İstanbul’u gezdiriyordum. Bir dönem İngilizce konuşma kursuna gittim gibi gibi. Ama artık daha etkili bir şey yapmalıydım. Ajandamın bir sayfasında “Volunteer international işlere bak!” maddesi hala duruyordu.

“Widen Your World” Feel the World!

Tanıştığım insanların birçoğu ya projeyle İstanbula gelmişlerdi ya da gezginlerdi ve bana yurtdışının korkulacak bir şey olmadığını göstermişlerdi. Dünyamı genişletmeliydim.

Evet başlıyoruz!

Sonrasında, internette bir araştırmaya çıktım. 3-5 günlük gidip bir ülke görmek değildi amacım. Orada bir süre yaşayıp insanlarıyla tanışmak, orayı yaşamak ve faydalı bir işlev yapmak istiyordum. Tabi o sırada kendi sorularımın cevaplarını da bulmak istiyordum.

Hangi Ülke?

Gitmek istediğim ülkelerin başında Hindistan ve Mısır geliyordu. Proje içeriği ve tarihlerine göre bir bakındım. Bu arada gideceğim projenin az maliyetli olması benim için önemliydi. Mezun olunca daha rahat gidebilecek ülkeler vardı. Ama ben öğrenci kafasında yani daha fazla deneyim nasıl çıkarttırım kafasındaydım. Uçak biletleri vize işlemlerini kontrol ettim. Mısırdaki proje içerikleri de cazip gelmeye başladı. Language school’a başvurdum. Mülakat tarzında bir görüşme oldu. Onay aldım. Ama o sırada sürekli proje bakınıyordum, ya daha farklısı varsa.. Yazılımla ilgili bir projeye denk geldim Süveyş’de. Oo dedim hemen buna gideyim. Mülakat-kabul işlemleri derken tamam kayıt oluyorum dedim. Ama Aiesec bu yazılım firması için güvence vermediğini ve eğer gitmek istersem her türlü sorumluluğu ben alıyorum tarzında bir belge imzalamam gerektiğini söyledi. Neyle karşılaşacağımı bilmediğim için buna yanaşmadım. Başka proje mi yoktu? Tam o sırada Ukrayna’ya gitmiş arkadaşım Halime ile iletişime geçtim. Ukrayna’nın genel yapısından, kendi projesinden bahsetti ve orada rahat edeceğimi söyledi. Vize yoktu, uçak bileti ucuzdu. Yazın hava Ukrayna’da daha serindi, Mısır ise yanıyordu. Ayrıca aidiyet, kimlik, din, kültür konusunda Ukrayna’da kendimi denemek, gözlemlemek fikri daha sıcak gelmişti. Farklılıkların içerisinde kendim olabilecek miydim?

Hangi Proje?

Ukrayna’daki projeleri arkadaşım Ayşegül ile birlikte buluşup detaylı inceledik. Şehrin yapısı, yaşayışı, projenin tarihleri.. Tarih şöyle önemliydi, eylülde abim evleniyordu. O tarihlerde ortalıktan kaybolmamalıydım. Uygun zaman için Lviv miydi Kiev miydi? 2-3 projeye başvurdum. En sonunda Kiev’de Language School projesi olmuştu. İçeriği ise 18-30 yaş arasındaki Ukraynalı kişilerle belirlenen içeriklerle ingilizce ders yapmaktı.

Prosedürsel süreç şöyle ilerledi: sözleşme imzalayıp aiesec danışmanlık ücretini yatırdım. Ondan sonra tek yapmam gereken zamanı beklemek ve hazırlanmaktı. Zamanın gelmesi için öyle sabırsızlanıyordum ki…)

Evet bu benim Aiesec maceramın ilk kısmıydı, bu yazımı burada bitirirken dünyayı hissettiğiniz bir gün olsun diyorum. Bir sonraki yazımda buluşalım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir