AYAKKABI

18 dakikası kalmıştı ayakkabısını düşürmesine. Küçüklükten öğretilmişti o cam pabuçlar, hanım hanım elbiseler. Ayakkabıyı alıp kapı kapı dolaşan biri vardı. Ayakkabısız bulamazdı değil mi ama! Böylece hep -sız ekleri eklemiş oluyoruz ya da yok kelimesi diziyoruz cümle sonlarına. Küçüklükten öğretildi bize ne yapalım değil mi? Hiçbir şey-sizken sensin diyen insan sayısı az. Statüye göre kategorileştirenler, […]

Sulu Çiçek#2

Kütüphanede yırttığı kağıdı önüne sermiş, beyninde mırın kırın eden cümleleri bekliyordu. Elindeki kalem bir iki hareketleniyor, sonra tekrar duruyordu. Tam bu sırada tak tuk diye bir ayak sesi. “Kütüphanede topuklu mu giyilir ya?” Düşünceler de böyle topuklayıp kaçtılar zaten. Günün önceki bölümlerini düşünmeye başladı birden. Gece alarmını kurmayı unutmuş ve daha geçen haftadan konuşulan yere […]

Kaf Dağı Konuşmaları-3-Arafta

Bir rüyadayım, uyumuyorum. Gözlerim açık. Hakikatle hayal arasında yaşıyorum. Aslında ikisinin arasında, araftayım. Ne hakikatte ne de hayalde. Şizofrenik bir durum gibi gözükse de şizofrenler kadar hayal dünyasında değilim. Hayal ile gerçeği ayırabiliyorum. Cennet ve cehennem, hayal ve hakikat arasında yer değiştirip duruyor. Hayal bazen cennet bazen cehennem. Ama ben araftayım. Hakikatte zaman akıp gidiyor […]

Kaf Dağı Konuşmaları-2

Felsefe sevenler burada mı? Bir önceki yazımda bahsettiğim Prof. Dr. Bilgin Saydam’ın konuşmasını okumak isterseniz, yetiştiğim kısmını sizler için geçirdim aşağıda. Tamamını izlemek isteyenler içinse link yukarda ???? “Ve bitişinin yanılsama olduğunu, hep tekrarlanıyor olacağını fark edip nihai olarak çözüme ulaştırma arzusudur. En gelişmiş hayvanlar olarak primatlar dahil tüm canlılar hatta genişletebiliriz, canlı cansız tüm […]